|
 Ali Birinci Rüzgâr oldun kırıverdin dalımı Zehir ettin amber kokan balımı Çöle saldın mor sümbüllü yolumu Her günüm çekilmez ıztırap oldu. Ben ne hülyâlarla düştüm arkana Koydun beni kırk duvarlı zindana Hâsılı uğrunda saâdet bana Bir rüyâ, bir hayâl, bir serap oldu. |
|
|
 Yusuf Turan Günaydın Çocukluk yıllarımdan aklımda kalan ilk kitap bir masal kitabıdır. Denizin Altındaki Hazine adlı bu resimli masal kitabını hemen her gün okul çıkışı mutlaka uğradığım Çocuk Kütüphanesinde okumuştum. Kitaptaki dünya beni o kadar etkiliyordu ki, kütüphaneye her gidişimde önce bu kitabı okuyor, daha sonra diğer kitaplara geçiyordum. |
|
Devamını oku...
|
|
|
MESNEVÎDE BEN VE SEN TANIMLAMASI* |
Prof. Dr. Adnan KARAİSMAİLOĞLU Mevlânâ, Mesnevî’sinde ve diğer eserlerinde “Ben”i şiirselliğin ve sufî düşüncenin derinliğinden yararlanarak, günlük algılamanın dışında bir içerikle tanımlamaktadır. Bu tanımlamada, “Biz” ve “Sen” hatta “O” kişiliklerini de sorgulamaktadır. Varlığı ve benlik duygusunu irdelediği anlatımlarında farklı bir değer yargısı oluşturmakta, önce “Ben”i, “Sen”le buluşturmakta, sonuçta değeri, “Sen”le özdeşleştirmektedir. Bu bakış tarzıyla ikinci kişiliği, muhatabı değerli görmektedir. Bu imgelemeyle kişi, ikinci şahsa olan ilgisi ve sevgisi ölçüsünce özellik sahibidir. Böylece Mevlânâ, genel anlamda insanı ve dar anlamda sevgiliyi özel ve üstün bir konuma yerleştirmektedir. Onun düşünce sistemindeki sevme, acıma, topluma dost olma ve özverili bulunma gibi insana onur kazandıran özellikler, bu tanımlamalarla anlam kazanmaktadır. |
|
Devamını oku...
|
|
|